"Yükseköğretimde Uygulamalı Eğitimler Çerçeve Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik", Resmi Gazete'de yayımlandı. Değişiklikle, kısa ve verimliliği sınırlı kalan stajların yerine işyeri temelli uygulamalı mesleki eğitim anlayışıyla hayata geçirilecek uzun dönem stajlar getirildi.
Yükseköğretim Kurulu Başkanı Erol Özvar, "Uygulamalı eğitimde başlattığımız dönüşüm modeli öğrencilerin istihdama daha hızlı geçmesini mümkün kılacak" dedi. Özvar, öğrencilerin eğitim süreçlerini gerçek iş ortamlarıyla bütünleştiren, istihdamla doğrudan bağlantı kuran bir yükseköğretim anlayışını kurumsallaştırdıklarını ifade etti.
Yeni modelle, öğrencilerin yalnızca sınıf ortamında değil doğrudan iş hayatının içinde deneyim kazanmaları amaçlanıyor. Modelin, mezunların donanımını artırması, üretkenliklerini güçlendirmesi ve istihdam süreçlerini hızlandırması hedefleniyor. Yeni staj uygulaması kapsamında, kısa ve verimsiz stajlar yerine programların niteliğine göre farklı modeller hayata geçirilecek. Buna göre ön lisans programlarında 3 dönem teorik eğitim ve bir dönem uygulamalı eğitim ya da 2 dönem teorik eğitim ve 2 dönem staj; lisans programlarında ise 7 dönem teorik eğitim ve bir dönem staj veya 6 dönem teorik eğitim ve 2 dönem staj uygulanacak.
YÖK'ten konuya ilişkin apılan yazılı açıklamada, uzun dönem staj uygulamalarının, sanayiciler, öğrenciler ve sektör temsilcileri tarafından memnuniyetle karşılandığı ifade edilirken, sektör temsilcileri, uzun süreli staj uygulamalarının öğrencilerin mesleki uyumunu artırdığını ve istihdama doğrudan katkı sağlayacağını vurguladı.
Ön lisans ve lisans düzeylerinde staj sürelerinin bir dönem ve üzerine çıkarılmasına yönelik planlama, üniversite öğrencileri tarafından da olumlu karşılandı. Öğrenciler, uzun süreli stajların sahada deneyim kazanmalarını sağladığını ifade etti.
Yönetmelikle "işletmede mesleki eğitim" kavramı, Türkiye Yükseköğretim Yeterlilikler Çerçevesi ile uyumlu hale getirildi. Düzenlemeyle, öğrencilerin teorik bilgilerini sahada pratiğe dönüştürmeleri, iş dünyası ile daha erken ve etkili temas kurmaları ve istihdam edilebilirliklerinin artırılması amaçlanıyor. Uygulamalı eğitimin süresi güçlendirilerek öğrencinin mesleki yetkinlik kazanımı garanti altına alınacak. Sektör ihtiyaçları ve Türkiye Yükseköğretim Yeterlilikler Çerçevesi öğrenme kazanımlarıyla uyum zorunlu hale getirilecek.
Değişiklikle, uygulamalı eğitimin süresi ve kapsamı açıkça belirlenerek yükseköğretim kurumları arasında standartlaşma sağlanacak. Öğrencilerin işyeri sözleşmelerinin içeriğine ilişkin kalite kriterleri tanımlanırken, öğrenme kazanımları, görev tanımı, değerlendirme yöntemleri ile iş sağlığı ve güvenliği önlemlerinin sözleşmede yer alması zorunlu hale getirildi. Sistemin bütüncül yönetilmesi amacıyla Yükseköğretim Kurulu düzeyinde ve yükseköğretim kurumlarında koordineli çalışan bir komisyon yapısı oluşturulacak.
Özvar, ilk aşamada Konya, Gaziantep, İstanbul, Bursa, Kocaeli, İzmir ve Ankara olmak üzere 7 pilot ilde başlatılacak uygulamalı eğitim modelinin kısa süre içinde bütün üniversitelere yaygınlaştırılacağını belirtti. Özvar, "Böylece öğrencilerimizin eğitim süreçlerini gerçek iş ortamlarıyla bütünleştiren, istihdamla doğrudan bağlantı kuran bir yükseköğretim anlayışını kurumsallaştıracağız" dedi.



