Kobani davasında birinci adımda mahkeme kararını açıkladı. Alp Altınörs’e 18 yıl, Ahmet Türk’e 10 yıl, Selahattin Demirtaş’a 42 yıl hapis cezası diye liste uzayıp gidiyor. Bilinmesi ve gözardı edilen birkaç noktaya değinmek isterim. 6 – 8 Ekim 2014 yılında Kobani’de yaşanan olaylar sonrası mahkeme süreci 2015 yılının Ekim ayında HDP’nin kurumsal hesabından yapılan paylaşım nedeniyle soruşturma başladı. İşin daha da ilginç tarafı, İnsan hakları Derneği verilerine göre 46 emniyet verilerine göre 48 kişi hayatını kaybediyor. Ancak 37 kişinin ölümüyle ilgili soruşturma başlatılıyor.  Hakkında ceza verilenler, 37 kişinin ölümüne neden olmaktan değil, . ‘örgüt üyeliği, devletin bütünlüğünü bozma’ suçundan. İlk derece mahkemece karar verildi. Bölge adliye mahkemesi, istinaf aşaması ve Yargıtay varken İçişleri Bakan yardımcısı Bülent Turan adeta mutluluktan uçarcasına tweet attı. ‘’Hesabını sorarız demiştik!’’ notuyla.

https://x.com/turanbulent/status/1791086703840502199

Siyasetin adalete etki ettiğinin konuşulduğu bugünlerde bu paylaşımsa ayrı bir garabet ve devlet ciddiyetinden oldukça uzak…

Bu karar sadece ceza verilerin kişileri ve ailelerini veya DEM Partilileri etkilemiyor. Başta Güneydoğu bölgesini daha sonra bütün ülkeyi ve Adalet’e olan güveni etkiliyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan aradığı Hz. Ömer adaletini böyle nasıl bulacak?

 Bir konuya daha değinmeden geçemeyeceğim. Adaleti, insan haklarına dikkat edip tavrını göstermesi gereken mütedeyyin kesimlerin ‘’metameli’’ konular olarak görüp susması ise akıl alır gibi değil. Dün başkanlık sistemine gösterilen haklı tepkinin, sistemin olası doğuracağı büyük enkazlara karşı durması elzem…