MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Grup Toplantısı'nda açıklamalarda bulundu.
MHP Genel Başkanı, "Avrupa kıtasını tamamlamayı başarmalıyız ki Rus, Türk veya Çin etkisine girmesin." diyen Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula Von Der Leyen'e tepki gösterdi. Bahçeli, "Bize yer göstermeye kalkışanlara hadlerini bildirecek kudretimiz vardı." dedi.
Konuşmasına dünyanın sıkıntılı bir dönemden geçtiğini belirterek başlayan Devlet Bahçeli, “Küresel sistemin sütunlarında çatlaklar belirginleşmektedir. Jeopolitik zemin kaymakta, ekonomik gerilimler, siyasal fay hatları daha da sertleşmektedir.” diyerek böyle zamanlarda birlik ve beraberliğin önemine” Böyle zamanlarda birbirimize sarılmak önem kazanır." sözleriyle değindi.
“Sınırlar sabit görünse de tehditlerin mahiyeti değişiyor”
Bahçeli açıklamalarına şu şekilde devam etti:
“Devletler irade, milletler metanet, toplumlar ise sabır testine zorlanmaktadır. Haritalar yerinde dursa bile anlamlar yer değiştirmektedir. Sınırlar sabit görünse bile tehditlerin mahiyeti değişmektedir. İşte böylesi zamanlarda millet olmanın manası da daha da derinleşir. İşte böylesi zamanlarda birbirimize daha sıkı sarılmak tarihi bir zaruret halini alır.
Bahçeli'den 3 Mayıs mesajı
Önümüzdeki günlerde idrak edeceğimiz 3 Mayıs Milliyetçiler Günü, Türk Milliyetçiliğinin var oluş tarihinde gönüllerde sönmeyen bir meşaledir. "Türkiye Cumhuriyeti'ni kuran Türkiye halkına Türk Milleti denir" sözü Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün en veciz şekilde ortaya koyan tariflerden birdir. 3 Mayıs şahsiyet kazanmış bir dava ahlakının tarih içinde görünür hale geldiği bir yolun kanla yakanmış taşlarıdır.
"MHP milliyetçilerin tek yuvasıdır"
Milliyetçilik aynı kader duygusuna tutunarak güç kazanır. Milliyetçi Hareket Partisi tuzu kokmamışların, hedeften çıkmamışların son sığınağıdır. MHP milliyetçilerin tek yuvasıdır. Dün Türklüğü mahkum etmeye kalkışanlar aynı hesaplaşma hırsının peşindedir. Büyük davalar sadece dışarıdan gelen tehditlerle sınanmaz, içeriden gelen tehditlerle de sınanır. Bu dava hatırlayanların değil taşıyanların davasıdır. Yorulup kenara çekilenlere sitemimiz yoktur, zira yükümüz ağırdır.
“Ne Kerkük’ü ne de Musul’u unuturuz”
Kerkük Türkmenlerinin maruz kaldıkları kahredicidir. Türkmenlerin sesini duyuyoruz, Kerkük'teki ateşi görüyoruz. Türkiye terör belasından kurtuldukça Kerkük'te kurulan yeni düzen bölgeye neden aldıracaktır. Türkmen soydaşlarımız sahipsiz bırakılmayacak. Ne Kerkük'ü ne de Musul'u unuturuz. Kerkük bir daha pazarlık konusu olmayacak. Irak'ta huzur güçlendikçe güneyimiz rahatlar.
Von Der Leyen'e tepki: sözleri kibir göstergesi
Önümüzde şimdi bir başka cephe daha vardır. Avrupa'nın Türkiye'ye bakarken yaptığı zihni yanlışlık açıklamalarda ortaya çıkmaktadır. Von Der Leyen'in sözleri çifte standart ve kibir göstergesidir. Bu küstah dilin jeopolitik bakımdan sorunlu bulunduğu bizzat kendi çevrelerinde de dile getirilmiştir. AB Türkiye'yi yıllardır geri tutuyor. Mesele Brüksel'in ikiyüzlü siyasetidir. Avrupa siyasi körlük içindedir, çifte standartları sürerken güven inşa edilmez. Türkiye ile ilişki kurmak isteyen herkes bu devletin onurunu hesaba katmalıdır. Avrupa Türkiye'siz yapamaz."




