Partiler, genel başkanlarıyla temsil edilir ve anılır. Zira onlar partilerin dinamosudur. Onun için güvenilir olmaları, tabanda makes bulur. Hele hele edepli olması, genç olması alaka çekmesine neden olur. Bir de teşkilatlarında yer alarak gelirse, o zaman değme keyfine, çünkü partisinde el üstünde tutulur. Ama maalesef bazı partilerin genel başkanları ya kurulurken ya da kurulduktan sonra absürt konuşmalarıyla toplumu rahatsız etmektedir. Zira bunlardan bazıları alıştırılmış papağanlar gibi hep aynı şeyleri konuşmakta, yani laf ebeliği yapmaktadır. Ama bunların feneri çabuk söner.
Ancak tumturaklı konuşan, müeddep olan genel başkanlar ise kısa zaman içinde tabana yayılır ve itibar kazanır. Zira bunlar devleti temsil için milletin önüne çıkmaktadır. Ama çıkınlarında satacak malı olmayanlar, hamasetle işi halle çalışmaktadır. Son dönemlerde bunlara rastlanmaktadır. Bunların yaptığı konuşmaların ise milleti ilgilendirdiğini sanmıyoruz. Sadece biriktirmiş olduğu sermayeyi çabuk harcadıklarını, bir müddet alkış alsa da zaman içinde balon gibi söndüklerini biliyoruz.
Kurulan partilerin kısmi azamisinin siyasette işleyeceği alan yoktur. Çünkü milliyetçi partiler ziyadedir. Solcu olan partiler de fazlasıyla vardır. Ortanın sağı, ortanın solu gibi isim kullanan Masonik partiler de vardır. Ancak Milli Görüş partisi tektir, Adil Düzen taraftarıdır. Yani yegâne, müstakim olan yolun adı Milli Görüş partisidir.
Diğer partilerin bir bölümü Kemalist veya laiktir. Yani milletin geçmişinden, inanç bütünlüğünden kopuktur. Milletimiz de bunlara muğberdir. Onun için tek başına iktidar olamıyorlar. Bunların geçmişine baktığımızda, yapıcı olmaktan ziyade bölücü bir anlayışı sergilemişler. İnsanların inançlarını tahrip etmek için devrimci, bazen de ihtilâlci oldular. Yani milletin derdiyle hemdert olamadılar. Bunlar millete tepeden baktılar.
Hemen belirtelim ki milletin yüzünü güldüren, ekonomisini düzelten, işçiyi, memuru, bağ-kurluyu, az gelirliyi koruyan icraatları yapan, sadece Milli Görüş partileridir. Bunlar şimdi de Saadet Partisi ile temsil edilmektedir.
Parti içindeki değişiklikler Saadet Partisine güç katmış, son seçilen genel başkan Sayın Mahmut Arıkan’la yukarıya doğru yükselmektedir. Parti içi ihtilaflar yok denecek kadar azalmış, güç birliği her gün biraz daha artmaktadır. Zira Milli Görüş partilerinde önemli olan haktan yana olmak, nefsi yarışmaların yokluğudur. Malum, partiler için önemli olan milletle bütünleşmek, enaniyetten uzak durmaktır. Bunu tek realize eden ve ehliyete önem veren parti Saadet Partisidir. Bu parti, milli ve manevi tüm değerlere önem vermektedir.
Diğer partilerde önem taşıyan konular ise makam, kapital, rütbe almaktan ibarettir. Bunların hemen hemen tamamı batı hayranı partilerdir. Yani geçmişini inkâr eden, reddeden partilerdir. Kendi düşüncelerini ikame etmek için elden geldiğince baskıyı hak görmüşlerdir. Onun için milletle kucaklaşmakta zorlanmışlardır. Sloganları, düşünceleri antipatiktir.
Milli Görüşün ve partilerinin sloganları ise;
· Önce ahlak ve maneviyat,
· Şahsiyetli dış politika,
· Devlet-millet kucaklaşması,
· Yaygın sanayileşme,
· Emekliyi, işçiyi korumak,
· Her türlü israftan uzak durmak,
· Kardeşlik, sadakat ve ehliyete önem vermek,
· Dış borca dayanmadan, iç borç yapmadan, zam yapmadan, yeni vergi koymadan, fiyatları ve ücretleri dondurmadan, her konuda halkı ezmeden, devletin ve milletin imkânlarını dışarıya veya israfa akıtmak yerine köylümüze, işçimize, memurumuza, esnafımıza, yoksulumuza, sanayicimize, iş adamlarımıza zayiatsız bir şekilde aktarmak.
Bu da ancak Saadet Partisi döneminde olabilir. Çünkü kurtuluş Milli Görüştedir, bağımsızlıktadır. Keza kurtuluş, milli kaynaklara dayanarak kalkınmak ve her konuda kucaklaşmaktan geçer. Unutmamak gerekir ki;
· Türkiye’nin bugünkü feci durumundan kurtulması için, halkımızın refah seviyesini yükseltmek için Saadet Partisinin denenmesi gerekir. Geçmiş karnesi pekiyi olan Saadet Partisinde bu not asla düşmez, ivme kazanır. Bugüne kadar diğer partilerin hiçbirisi notunu pekiyi notuna ulaştıramadı. Üstelik yeni yetme partiler bu gerçekleri yerine getirme gücüne ve birikimine sahip değildir. Zira bunların çoğu montajcıdır, gerçek üretici değildir.
· Bunalımdan kurtulmak için, işsizlikten kurtulmak için, baskılardan kurtulmak için, borçtan ve esaretten kurtulmak için Saadet Partisi mutlaka yeniden denenmelidir.
Sonuç olarak;
· İşsize iş, yoksula aş, fakire refah Saadetle sağlanabilir.
· Çökmüş, iflas etmiş ekonomiyi borç ve faiz çıkmazından kurtarmak Saadetle sağlanabilir.
· Devletin ve milletin imkânlarını dışarıya, rantiye ve israfa akıtma yerine, yukarıda saydığımız gerçek hak sahiplerine, eskiden olduğu gibi zayiatsız ancak Milli Görüşün tek partisi olan Saadet Partisi ile sağlanabilir. Zira Milli Görüşte iltimas, partidaşlık, karındaşlık yoktur. Haklı olan kim olursa olsun, mutlaka hak onundur.
Bu esaslardan habersiz olan partilere, onların alıştırılmış papağanlar gibi konuşan genel başkanlarına alaka göstermek, onların peşinde koşmak ülkemiz için zarardır. Parlak laflara değil, tumturaklı duruş sahibi olanlara yardım, ülkemizin ve milletimizin selametinedir. Ayrıca nevzuhur yeni partiler için konuşmak zaman israfıdır. Zira tecrübeleri yoktur, yöneticilerinin geçmişleri ise parlak değildir. Zaten bunların bir bölümü de proje mahsulüdür.
Ama Saadet Partisi kökü ati olan, şimdi de dertlere deva olabilecek bir partidir. Bu parti ile bir araya gelen her parti ülkemizde itibar görecektir. Çünkü Saadetin arkasında hizmet vardır, şike yoktur. Hemen belirtelim ki, bu bağlamda, aynı düşünceyi paylaşan Gelecek Partisinin katılımı sağlanmalı, onlarla siyasi nezaket içinde bütünleşmelidir. Böylece Saadet+Gelecek Partisi iktidarı zorlayacaktır. Gelecekle Saadet daha da güçlenecek, iktidarı da sigaya çekecektir.
Bugüne kadar kurulan hemen hemen bütün partilerin geçmişi ve hizmeti yoktur. Zaman kaybedecek durumda değiliz. Zaten Allah: Bölünmeyin, parçalanmayın, ittifak içinde olun. Yoksa devletiniz elinizden gider.” (Enfâl/46) buyurmaktadır. Buna rağmen aykırı bir üslup kullananlara itibar edilmemesi gerekir. Çünkü: “Onlar ki verir lâf ile dünyaya nizâmât / Bin türlü teseyyüp bulunur hânelerinde”, ayrıca: “Ayinesi iştir kişinin, lafa bakılmaz.”