İnsanların olaylar karşısında uyanık kalabilmesi, aklın diri olmasına bağlıdır. Ayrıca gafletten de uzak durması gerekir. Analiz gücüne sahip olmayan aklın, yanlışa saplanması kaçınılmazdır. Akıl bir de gaflet anaforuna düşerse, uyanması çok zor olur. Zira gaflet, aklın perdesidir.

Yunus Emre der ki:

Ömür bahçesinin gülü solmadan

Uyan ey gözlerim, gafletten uyan.

Uyanmak, aklın sağlıklı olması ile mümkün olur. Nitekim gafil kuşun avcısı çok olur. Gafil de düşmana aş olur. Aklın uyku hali, felaketlerin ziyadeleşmesine sebebiyet verir. O zaman da uyanması zorlaşır.

Allah buyuruyor ki: “Başınıza gelen herhangi bir musibet, elinizle işlediklerinizden ötürüdür…”(Şûrâ/30) Bu sebeple akıl iyi kullanılırsa, unutkanlıktan uzaklaşır, aksi hal menfi olayların zuhuruna sebebiyet verir.

Sayın Tayyip Erdoğan;

· Ben Milli Görüş içinde bölücü olmayacağım dedi ama Milli Görüşün bölünmesine sebebiyet verdi, uyanmadık.

· Daha sonra Milli Görüş gömleğini çıkardım dedi, yine uyanmadık.

· Ben Büyük Ortadoğu Projesinin eş güdüm başkanıyım dedi, yine uyanmadık.

· Emir komuta merkezim bana papaz elbisesi giy dese giyerim dedi, uyanmadık.

· Şimon Peres’i TBMM’nde konuşturdu, alkışlattırdı ama yine uyanmadık.

· Theodor Herzl’in mezarını ziyaret etti, yine uyanmadık.

· Kıbrıs için hazırlanan Annan Planının kabulü için çalışmalarda bulundu, uyanmadık.

· Kıbrıs meselesinin çözümü için gerekirse belli oranda toprak verebiliriz dedi, yine uyanmadık.

· Daha önemlisi, İsrail’in yaşama hakkının tehdit edilmesine Türkiye razı olmaz diyen Turgut Özal gibi ben de razı olmam dedi, yine uyanmadık.

· Irak savaşında Amerika’nın başarısı için ve Amerikan askerlerinin salimen memleketlerine dönmesi için duada bulundu, uyanmadık.

· Ottawa Antlaşması ile güney sınırımızdaki tüm alanlardaki mayınların temizlenmesini sağladı, uyanmadık.

· PKK’ya destek verdiği için karşı çıktığı İsveç’in NATO’ya girmesine onay verdi, uyanmadık.

· Katil, zalim, darbeci sözleriyle eleştirdiği, onunla aynı masada oturmam dediği Mısır Cumhurbaşkanı Sisi’yi külliyesinde misafir etti, ağırladı ama biz yine uyanmadık.

· Çipras’a en ağır hakaretlerde bulundu, sonra da onun ayağına gitti, uyanmadık.

· Milli Görüşün ortak olduğu hükümetlerde kurulan ve faaliyete geçen fabrikaların özelleştirme sloganı ile hepsini sattı, uyanmadık.

· Emeklileri, az gelirlileri, memurları açlık sınırının altında yaşamaya mahkûm etti, yine uyanmadık.

· Paramızı pula çevirdi, insanımızı kula çevirdi, yandaşlık, karındaşlık, partidaşlık yaptı, uyanmadık.

· Merhum Necmettin Erbakan TBMM’nde “Bana ne Amerika’dan, bana ne Amerika’dan” dediği halde, ABD’ni baş tacı yaptı, uyanmadık.

· Merhum Necmettin Erbakan’ı Cumhurbaşkanı yapacağız dedi, sonra Abdullah Gül’ü Cumhurbaşkanı yaptı, yine uyanmadık.

· “Dünyayı ezen sömürü canavarının beyni Siyonizm, kalbi haçlı Avrupa, sağ kolu Amerika, sol kolu Rusya’dır” diyen hocalarını dinlemedi, gördük ve uyanmadık.

· Kardeşim dediği Kaddafi’nin vurulmasına karşı direnemedi, yalnız bıraktı, uyanmadık.

· Kardeşim Esad dediği insana daha sonra düşman oldu, uyanmadık.

· Şimdi de kardeşim dediği Maduro’ya gerçekleştirilen ABD haydutluğuna karşı sessiz durdu, uyanmadık.

Kendisine de yakıştıramadık.

· Milli Görüş, önce ahlak ve maneviyat dedi, şimdikiler ahlak ve maneviyatı, ar ve hayâyı buharlaştırdılar, uyanmadık.

· Milli Görüş şahsiyetli dış politika için mücadele verdi, karşı çıkan Amerika’nın tüm üslerini kapattı. Şimdi onlara ses çıkarmayanları görüyoruz ama hâlâ uyanmadık.

· Milletin tüm önemli kaynakları çarçur edildi, ekonomi dibe vurdu, bazı holdinglere yarenlik yapıldı ama hâlâ biz uyanmadık.

· Günümüzde adalet siyasallaştı, haksızlıklar tavan yaptı, hukuk yerlerde sürünür oldu. Adam kayırmalar ziyadeleşti ama biz hâlâ uyanmadık.

Onun için yağmurdan kaçarken, doluya tutulduk. Gafletten, felaketlerden, akıl tutulmasından sonra yapılan nasihat, hastaya öldükten sonra verilen ilaca benzer.

Bağdatlı Rûhî’nin dediği gibi:

Yâ Rab, bize bir er bulunup himmet eder mi?

Yoksa günümüz böyle felâketle geçer mi?

Unutmamak gerekir ki, fırtına, akıl tutulması, gaflet bütün gün sürmez, yağmur da bela da bütün gece yağmaz. Bütün bunlara rağmen felaketler, sıkıntılar insanı olgunlaştırır. Sonuç olarak, başa gelen çekilir.

Rahman ve Rahim,

Kadir ve Muktedir,

Gaffar ve Settar olan Allah’a emanet olunuz.

Selam doğru yola uyanlara olsun. (Taha/47). 08.01.2026