Başta İslam ülkeleri olmak üzere bütün dünyanın gözü önünde, Gazze’deki vahşet ve soykırım aylardır devam ediyor.

40-50 bin Müslüman kardeşimiz şehit edilmiş, kalanlar aç ve susuz bırakılmış, bebek, çocuk, kadın ve ihtiyarlar çaresiz yardımsız ve sahipsiz kalmış,

Müslüman ülkelerin işbirlikçi liderleri, dünya sevgisi ve iktidarlarını kaybetme korkusu nedeniyle, zillet elbisesini giymiş, şefkat ve merhamet duygularını kaybetmişlerdir. Allah’tan korkma yerine, işbirlikçi oldukları ABD ve İsrail’den korkuyorlar. Öyle bir korku ki, İsrail’le ticareti bile kesemiyorlar. 

AKP iktidarı ilk günden beri Hamas’ı desteklemiş, Gazze’linin yanında olduğunu ve İsrail’in bir terör devleti olduğunu söylemişti. Peki icraatları ne? Terör devleti dediği İsrail’le ticaretini kesmiyor ve günde 7-8 gemile tüm yaşamsal ihtiyaçlarını halen göndermeye devam ediyor.

Halbuki Allah (cc) bizi ikaz ediyor;

 "Size ne oldu da Allah yolunda ve “Rabbimiz, bizi halkı zalim olan bu şehirden çıkar, bize tarafından bir sahip gönder, bize katından bir yardımcı yolla!” diyen çaresiz erkekler, kadınlar ve çocuklar uğrunda savaşmıyorsunuz?" (Nisa 75)

Peki biz, bu ayeti kerimeyi ve benzer ayetleri okumuyor muyuz? Okuyoruz, ancak anlamıyoruz yada anlıyoruz gereğini yapmıyoruz!

Kur'an'ı Kerimde geçen “Vema lekum”; kelimesini alimler: “Ne oluyor size” “Size yakışıyor mu” anlamına  geldiğini ifade ediyorlar. 
Bu anlam çerçevesinde, iktidara soruyorum;

Ne oluyor size ki; Allah yolunda savaşmıyorsunuz, soykırıma uğrayan bir halkı, korumak için harekete geçmiyorsunuz? 

Ne oluyor size ki; zayıf düşmüş, zor durumda kalmış kadınlar, erkekler, çocuklar için mücadele etmiyorsunuz?

Ne oluyor size ki; tüm dünya devletlerini ayağa kaldırmıyorsunuz?

Ne oluyor size ki; D8’i ve İslam İşbirliği Teşkilatının hepsini veya bir kısmını ne yapıp yapıp harekete geçirmiyorsunuz?

Ne oluyor size ki; “Bu vahşi ve zalim İsrail teröristlerin elinden bizi kurtaracak kimse yok mu? diye feryat eden kardeşlerinize yardım etmiyorsunuz?

Ne oluyor size ki; “Katından bize sahip çıkacak bir veli gönder, bir yar ve yardımcı gönder” diye yalvaran yakaran kardeşlerinizin imdadına, -Allah’ın güç ve iktidar verdiği kullar, liderler ve devletler olarak- koşmuyorsunuz.?

Ne oluyor size ki; ABD ve İsrail’in gözü ve kulağı olan Kürecik ve İncirlik’i halen kapatmıyorsunuz?

Ne oluyor size ki; Halen İsrail terör devletiyle ticaretinizi kesmiyor, gıdadan çeliğe, giyimden silah parçalarına kadar İsrail’e tüm ihtiyaçlarını gönderiyorsunuz?

Ne oluyor size ki; Rahatınız, konforunuz, saray ve iktidarınız elinizden gitmesin diye, İsrail’in vahşet ve soykırımına seyirci kalıyorsunuz?

Ne oluyor size ki; Gazze’li kardeşlerinize dua ve hamaset, İsrail katillerine ise tüm ihtiyaçlarını eksiksiz gönderiyorsunuz?

Ey vakıflar, dernekler, cemaatler, dindarlar ve her fikirden insanlar, size ne oluyor ki; Gazzeliler ölüm ve açlıktan kırılırken, İsrail’le ticareti kesmeyen bu iktidara karşı sesinizi yükseltmiyor hatta mitinglerde alkış tutuyorsunuz?

Ey İslam alimleri, ne oluyor size ki; çok az sayıdaki alimler hariç, suskunluk bataklığına gömülmüş susuyorsunuz?

Evet sormaya devam ediyorum;

Hani biz, Nato’nun ikinci büyük ordusuna sahiptik?

Hani bizim,  SiHA’larımız ve İHA’larımız vardı?

Hani bizim, deniz altı ve deniz üstü savaş gemilerimiz vardı?

Hani bizim, komandolarımız, özel kuvvetlerimiz, özel eğitimli timlerimiz vardı?

Hani bizim, Kurtlar vadisindeki Polat’larımız, Kuruluş Osman’daki Osmanlarımız vardı!

Hani Katil İsraile 24 saat mühlet veren ortağınız vardı,

Hani Bahçelinin: “En az 5000 ülkücü Kerkük’e gitmek için hazır” deyişi vardı? Vardı da bunlar niye Gazze’ye gitmiyor?

Hani kırmızı çizgileriniz vardı? Daha kaç bin kişi ölmesi lazım ki bu kırmızı çizginize ulaşsın ve sizi harekete geçirsin?

Hani sizin dünyada ve bölgede sözü geçen, ABD ve İsrailin oyunlarını bozan, batıya meydan okuyan bir dünya lideriniz vardı?

Eğer varsa bu gücünüz, bugün kullanmayacaksanız, ne zaman kullanacaksınız?

Aslında sizden bazı adımları bekliyor olmakta  saflık ve boş bir umuttur! Çünkü sizi, Mavi Marmara Gemisinde görmüştük.

İsrail, Mavi Marmara Gemisine katil sürüsünü indirirken ve hepimiz filim sahnesi gibi saldırıyı izlerken, siz kendi vatandaşlarınız için bile bir savaş uçağını, bir savaş gemisini göndermemiştiniz, Gazze için mi göndereceksiniz? 

Aylardır, tüm Türkiye AKP iktidarından İsrail vahşetini durduracak, Gazze için bir adım bir yaptırım bekliyor, bekliyor, bekliyor…! Ama laf çok, bir yaptırım yok. 

Gerçi biz de, toplum olarak çok iyi niyetli ve çok safız değil mi? Erdoğan’ın: “İsrail devletinin yaşama hakkını kimsenin tehdit etmesine Türkiye razı olmayacaktır” sözleri kulaklarımızda zonklarken! Bu sözü söyleyen bir zihniyetten İsrail’e karşı bir yaptırımı beklemek?!Çok safız çok.

Bir çok ayette ve Peygamber Efendimiz (s.a.s) "Müslüman, müslümanın kardeşidir. Ona zulmetmez, haksızlık yapmaz, onu düşmana teslim etmez” sözüne rağmen liderler olarak yardıma koşmuyor ve seyrediyoruz. Vatandaşlar olarakta seyreden bu liderleri meydanlarda alkışlıyoruz! Neyi neden alkışlıyoruz?

Elbette hepimiz Ahiret günü, yaptıklarımızdan ve yapabildiğimiz halde yapmadıklarımızdan, 
Söylediklerimizden ve söylememiz gerekirken söylemediklerimizden hesap vereceğiz.

“Hesap görücü olarak Allah yeter” (Ahzap 39)

Vesselam