Siyaset yapanların bazıları, vatandaşına hizmet etme yerine zulmediyorlar. Haksız mal yığmak için yalan konuşmayı tercih ediyorlar. Geçici olan bir dünya için zulmü meslek ediniyorlar. Oysa Allah Hûd Suresi 113. Ayetinde buyuruyor ki:

· Zulmedenlere asla boyun eğmeyin.

· Zalim olanları asla sevmeyin.

· Zalimleri sevenleri de asla sevmeyin.

· Zalimin zulmünü asla meşru saymayın.

· Zalimlerin zulmüne de asla rıza göstermeyin.

· Zalim olanları hiçbir konuda desteklemeyin.

· Zalimlere asla yalakalık, yağcılık yapmayın.

· Zalim olanlara oy vermeyin, peşlerine takılmayın.

· Zalimlere taparcasına iltifat etmeyin.

Çünkü: “Allah’tan başkasına tapmayınız” (Hûd/2) emri açıktır.

· Zalimlerden asla yardım dilemeyin “ve Rabbinizden mağfiret dileyin.” (Hûd/3)

· Zalimlere yardım edip, “Suç işleyerek (Allah’tan) yüz çevirmeyin.” (Hûd/52)

· Zalimlerin tezgâhlamalarına uymayın. Zira: “Aklınızı kullanmıyor musunuz?” (Hûd/51) uyarısı nettir.

· Zalimlerin zulme devam etmesinden uzak durmak gerekir. Çünkü: “Zulmedenleri de o korkunç ses yakaladı.” (Hûd/67) buyrulmaktadır.

· Özetle Allah zalimleri de zalimlere yardım edenleri de sevmez.

Onun için;

· Kimin, neyin karşısında, neden durduğumuz çok önemlidir.

· Daha da önemlisi kimin, neyin yanında, niçin bulunduğumuzdur.

· Siyasi firavunlara karşı sadece durmak yetmez, bununla beraber Hz. Musa’nın yanında durmak da gerekir.

Zira zalimin zulmüne riayet eden de zalimdir. Şakinin (eşkıyanın) şekâvetine riayet eden de şakidir. Ancak dünyada Rahman ve Rahim olan tek Allah’a kulluk etmek izzettir. Şeytana kulluk ise zillettir. Makam sahibi olabilmek için zalimlere iltifat etmek şerefsizliği oynamaktır.

Bediüzzaman Said Nursi der ki: “İman hem nurdur, hem kuvvettir. Hakiki imanı elde eden adam kâinata meydan okuyabilir.” Ama bu iman Hz. İbrahim’in imanı gibi pazarlıksız bir iman olmalıdır.

Bu imana yükselmenin merdiveni beş basamaktır; iyilik, doğruluk, çalışmak/gayret göstermek, bilgi sahibi olmak ve sevgi ile buluşmaktır. Daha yükseğe çıkmak isteseniz de en alçak basamaktan başlamak evladır.

Namık Kemal der ki:

Yüksel ki yerin bu yer değildir

Dünyaya gelmek hüner değildir.

Ayakta ölmek, dizüstü yaşamaktan evladır, zalimden uzak durmak evladır. İnsanın izzeti de zilleti de elindedir.

Allah: “Müminleri bırakıp da kâfirleri (ve zalimleri) dost edinenler, onların yanında izzet (güç ve şeref) mi arıyorlar? Bilsinler ki, bütün izzet yalnızca Allah’a aittir.” (Nisâ/139) Tâgûtlara, firavunlara, derebeylilere değildir. Onun için zulmü meslek edinen her canlıdan bilhassa da siyasi firavunlardan uzak durmak, en akli olandır.

Rıza Tevfik’in dediği gibi:

Alçağa (zalime) meyledip su gibi akma

Geçtiğin yerlerde çamur (zulüm) bırakma

Altından olsa da zillet halkası

Onu köpek gibi boynuna takma

Yani zalim olma, köpek gibi değil insan gibi yaşamaya bak.

Zira şerefli bir ölüm, şerefsiz bir ömürden daha iyidir. Şeref sahibi insandan zalim çıkmaz. Zalim olmayanla yoldaş olan, asla yorulmaz. Nitekim arkadaşın zalim değilse, uzun yol kısalıverir.

Manzum atasözünde denir ki:

Rehbersiz gidilmez, yollar dolaşık

Karanlık yollarda gerektir ışık

Aklına güvenme ey koca âşık

İnsan beşer, elbet şaşar demişler

Bu dünyada şaşmamak için, tarik-i müstakim yolda yürümek gerekir. Selamet ve saadete ancak böyle ulaşılabilir.

Malum, zulm ile âbâd olanlar kahr ile berbâd olmaktadır. Siyasi tarih buna şahittir. Ancak doğru yolda yürüyen asla yorulmaz.

Pir Sultan Abdal der ki:

Dostum beni ısmarlamış gel diye

Gideceğim amma yol bozuk, bozuk

Zalim olan her türlü yanlış işe tevessül eder. Çünkü zalimin yüreği katı olur. Sadece kendini düşünür. Karacaoğlan da şu uyarıda bulunmaktadır:

Yoldaş olma yolun bilmez (zalime) yolsuza

Komşu olma sözün bilmez (zalime) densize

Unutmamak gerekir ki, hatır için çiğ tavuk bile yenir ama zalimle asla sofraya oturulmaz. Çünkü zalim yandaş dışında hiç kimseyle sofrayı bölüşmez. Doğru sözün yemine ihtiyacı yoktur. Zira bir emin, iki, üç yeminden evladır, bilene.

Onun için: “

Allah’a kul olduk “Kâlû Belâ’da”

Yalnız bu yola ikrarımız var

Üç günlük ömür için fâni dünyada

Kula kul olmamak kararımız var…

Ayrıca: “Şüphesiz Allah kendisine karşı gelmekten sakınanlar ve iyilik yapanlarla beraberdir.” (Nahl/128)

Onun için zalimlerden/zulmedenlerden uzak durmak aklın gereğidir, uyanmak lazım.

Rahman ve Rahim,

Kadir ve Muktedir,

Gaffar ve Settar olan Allah’a emanet olunuz.

“Ya Rabbi bu haftayı bize hayırlı ve bereketli kıl. Hayırlara yakın, şerlere uzak eyle.”

Selam doğru yola uyanlara olsun. (Taha/47). 12.01.2026