AK Parti, 19 yıldır tek başına iktidar. Halk, kendisine büyük bir kredi verdi ancak ülkenin ve vatandaşın geldiği noktaya baktığımızda iktidarların bu krediyi heba ettiğini görüyoruz.

12 milyona varan işsizlik,  tarım ve hayvancılıkta dışa bağımlı hale gelinmesi, çiftçimizin perişan olması,  ödenen faizle vatandaşın emeğinin bir avuç para babalarına peşkeş çekilmesi, üretim yerine tüketim alanlarına yatırımların yapılması, astronomik rakamlara varan israf ve savurganlık, rüşvet, yolsuzluk, yoksulluk, hayat pahalılığı, partizancılık, hukuksuzluk, adaletsizlik, liyakatsızlık, ırkçı söylemler, kutuplaştırıcı, ötekileştirici, ayrıştırıcı, kin ve nefret dilinin kullanması...

İnsan hakları ve özgürlüklerinin baskı altında tutulması, hiç kimsenin yarın ne ile karşılaşacağını bilemez hale gelmesi ve dahası...

Milletin iradesinden bahsedip, millet iradesinin temsil edildiği TBMM işlevsiz hale getirilmesi, milletin iradesine kayyum atanması, parti kapatma ve milletin seçtiği vekillerin vekilliklerinin düşürülmesi, milletvekilini yaka paça meclisten attırması, siyaset alanını genişletmek yerine daraltması...

Ekonomik gerçekler yerine, hissi kararların verilmesi. Örneğin beş yıl görev yapması gereken Merkez Bankası Başkanının 20 ayda 4 kere değiştirilmesi ve daha birçok sıkıntılar...

AK Parti iktidarı, bu sıkıntıların hesabını halka vermesi gerekirken, halkın gerçek gündemi olmayan suni gündemlerin konuşulmasını istiyor. Bundan dolayı neredeyse her hafta farklı gündemleri tartıştırıyor. Bundan dolayı, iktidarın en başarılı olduğu alan, algı üretmek, yönetmek ve algılar üzerinden seçimleri nasıl kazanırımın hesabını yapmaktır, diyebiliriz.

AK Parti iktidarının durumu, başarısız bir öğrencinin, öğretmenini suçlaması gibi. İktidar ve ortağı da başarısızlıklarını, muhalefet partilerini, muhalif seslere ve dış mihrakları suçlayarak geçiştirmeye çalışıyor.

Millet olarak yukarda saydığım sıkıntılarla boğuşurken, iktidara cansuyu olacak bir bildiri ortaya çıktı. 104 Amiralin basın bildirisi. Bu bildiri iktidarın uzayda arayıp ta yerde bulduğu, bütün seçimlerde kullanabileceği darbe soslu muhteşem bir malzeme imkanı verdi.

Elbette hepimiz her türlü darbe veya darbe girişimine karşıyız. Bunu 15 Temmuz darbe girişiminde halk olarak gösterdik. Bu bildiri bir darbe çağrısı mı, darbe iması mı basın açıklaması mı?  Bununla ilgili yargı gereğini yapıyor. Bizim ilgilendiğimiz konu bunun siyasetteki etkisidir.  Mahir Kaynak'ın "Bir olay olduğunda, olayın failini bulmak istiyorsanız olayın sonucunun kime yaradığına bakın" sözünü hatırlatayım.

Bu olay kimin işine yarar?

Dikkat edilirse bir haftadır bu konu konuşuluyor. İktidar da tam da bu tür konuların olmasını ve konuşulmasını ister.

Yani AK Parti iktidarı, "128 milyar nerede?" diye sorulmasını istemez. Ekonominin konuşulmasını istemez. AK Parti'deki danışman veya büro personelinin servetini, kokain çekmesini, bir kişinin üç beş yerden maaş almasının konuşulmasını istemez.

Yap-İşlet-Devret sistemiyle yapılan yeni köprülere verilen araç ve havalimanlarındaki yolcu garantilerini ve yükleyici firmalar üzerinde yapılan vurgunların konuşulmasını istemez. AK Parti il kongrelerinde spor salonlarının lebalep doldurulması ve Ankara’daki parti kongresi sonrası, Kovid-19’un artan günlük vaka sayısıyla, Avrupa’da nasıl birinci olduğumuzu konuşulmasını istemez. Bu kongrelerle koydukları pandemi kurallarına uymayarak, büyük bir disiplinsizlik, sorumsuzluk ve ciddiyetsizlik yaptıklarını, bir araya gelen bu kalabalıkların bulaşı artırdığını bunun da vaka artışlarına sebep olduğunun konuşulmasını istemez. Pandemi salgını nedeniyle, iktidarın bütün yükü vatandaşların sırtına yüklediğinin konuşulmasını istemez.

Ramazan ayına girerken, yapılacak kapanma için esnafa ve dar gelirlilere ne gibi paketler hazırlandığının sorulmasını istemez.

12 milyonu bulan işsiz insanların, çöplüklerde ekmek arayanların, yoksulluktan intihar edenlerin, 24 milyonu bulan icra dosyalarının, gelecekle ilgili umutları tükenmiş gençlerimizin durumunun konuşulmasını istemez. Hukuksuz ve adaletsiz uygulamalara muhatap olan, KHK ve EYT mağdurlarının halinin konuşulmasını istemez.

Sonuç olarak AK Partinin gündemi milletin gerçek gündemi değil, yukarda saydıklarımızla beraber, yeni anayasa, yargı reformu, ekonomik reform, gaz bulduk, uzaya gidiyoruz, darbe söylentileri, kutuplaştırma, ötekileştirme, ayrıştırma gibi suni gündemlerdir.

Vesselam..